Pazardaki Kelime Oyunlarına Karşı Bilinçli Tüketim Rehberi
Markette veya semt pazarında alışveriş yaparken üzerinde "Köylüden", "Katkısız", "Yüzde Yüz Doğal" yazan etiketleri sıkça görürüz. Peki, bu ifadeler o ürünün gerçekten organik olduğunu kanıtlar mı? Cevap maalesef hayır. Üstelik bu kavram kargaşası, sağlığı için bütçe ayıran birçok tüketicinin en büyük yanılgısıdır. "Doğal" kelimesi, o ürünün üretim tesisinde içine yapay bir renk veya tatlandırıcı katılmadığını ifade edebilir; ancak bu, tarladaki yetiştirilme sürecini kapsamaz. Yani üzerinde "doğal" yazan bir elma, tarlada kimyasal böcek ilaçlarına (pestisit) veya sentetik gübrelere maruz kalmış olabilir.
İşte "organik" kavramı tam da bu noktada ayrışır. Bir gıdanın organik sayılabilmesi için tohumundan toprağına, sulama suyundan hasat edilme şekline ve hatta ambalajlanmasına kadar her adımının devlet ve uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi şarttır. Organik tarımda GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma), kimyasal zehirler ve hormonlara yer yoktur. Özellikle İstanbul organik gıda arayışında olan bilinçli ailelerin, kelime oyunlarına aldanmadan doğrudan "Organik Tarım Sertifikası" logosunu araması, gerçek sağlığa ulaşmanın tek güvenilir yoludur. Sertifika, bir ürünün size ve doğaya zarar vermediğinin resmi kanıtıdır.
15 yıllık bilgi birikimimizle, bu kafa karışıklığını tamamen ortadan kaldırıyoruz. Sarıyer organik marketimizdeki hiçbir ürünü "doğal" adı altında belirsiz kaynaklardan sunmuyoruz. Raflarımızdaki ve paketlerimizdeki her bir ürün, tarladan sofranıza gelene kadar sıkı denetimlerden geçmiş, %100 organik sertifikalı ürünlerdir. Ailenizin sağlığını tesadüflere ve süslü etiketlere bırakmamak için, gerçek sertifikalı gıdanın adresinden güvenle alışveriş yapabilir, içiniz rahat bir şekilde tüketebilirsiniz.
Süslü kelimelere değil, gerçek sertifikalara güvenin. %100 denetimli organik ürünlerimizi incelemek ve sipariş vermek için mağazamızı ziyaret edin.
Tüm Ürünleri İncele